HBX Academy, bıldırcın yumurtasının ‘moleküler gücü’nü kanser araştırmalarında kullanmak için çalışma başlattı
ADÜ Teknokent’te faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, bıldırcın yumurtasındaki proteinlerin genetik şifrelerinden...
15 Ağu 2026 - 10:01
YAYINLANMA
ADÜ Teknokent’te faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge Academy, bıldırcın yumurtasındaki proteinlerin genetik şifrelerinden kanser hücrelerini seçici biçimde hedefleyebilecek yeni bir molekül geliştirilmesini önerdi.
Yaklaşık 25 yıldır devam eden çalışmalarında önce bıldırcın daha sonra da yumurtası üzerinde çalışmalar yaptıklarını kaydeden HBX Ar-Ge Academy kurucusu Hakan Başlık, "Bıldırcın yumurtası yüksek kaliteli protein, esansiyel aminoasit, demir, riboflavin, B12 vitamini ve biyolojik açıdan aktif bileşenler içerir. Bu kez bıldırcın yumurtasını besin değeriyle değil, taşıdığı potansiyel ‘moleküler güç’ ile bilimsel araştırmaların gündemine taşıyacağız. Bıldırcın yumurta akında bulunan ovotransferrin başta olmak üzere özel proteinlerin kanser araştırmalarında değerlendirilmesine yönelik inovatif bir biyoteknoloji modeli üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Üzerinde çalıştıkları projede, bıldırcına ait proteinlerin tamamının kullanılmasından ziyade, bu proteinlerin içerisinde saklı olan kısa ve biyolojik açıdan aktif peptit dizilerinin belirlemeyi hedeflediklerini kaydeden Başlık, "Kanser hücrelerini seçici biçimde baskılama potansiyeli taşıyan molekül adaylarının sentetik genleri hazırlanarak laboratuvar bakterilerine veya maya hücrelerine aktarılabileceğini düşünüyoruz. Böylece mikroorganizmalar, bıldırcın kökenli hedef molekülü üreten kontrollü birer biyolojik üretim merkezine dönüştürülebilecek" diye konuştu.
Yumurtanın yüksek besin değeri doğrudan bir kanser tedavisi anlamına gelmese de proteinlerin yapısındaki aminoasit dizileri; antioksidan, bağışıklık düzenleyici, antimikrobiyal veya hücre çoğalmasını etkileyebilecek peptitlerin başlangıç materyalini oluşturabildiğini söyleyen Hakan Başlık, "Uzmanların ‘kriptik peptit’ olarak tanımladığı bu kısa diziler, ana proteinin içerisinde başlangıçta pasif halde bulunabiliyor. Protein belirli yöntemlerle parçalandığında veya ilgili peptit biyoteknolojik olarak üretildiğinde yeni bir biyolojik aktivite ortaya çıkabiliyor. Çalışmanın ilk aşamasında bıldırcın ovotransferrininin genetik ve protein dizilerinin tavuk ile diğer kanatlı türlerindeki benzerleriyle karşılaştırılması planlanıyor. Bıldırcına özgü olduğu düşünülen bölgeler belirlendikten sonra, bilgisayar destekli moleküler analizlerle en güçlü peptit adayları seçilebilecek. Üretilecek moleküllerin kolon, meme ve pankreas kanseri hücrelerindeki etkileri ile sağlıklı insan hücrelerindeki güvenlilik profilleri karşılaştırılacak. Hücre çoğalması, apoptoz, oksidatif stres, demir metabolizması ve hücre zarı etkileşimi gibi mekanizmalar araştırılacak" diyerek projenin bilimsel değerinin yalnızca kanser hücrelerinin büyümesinin yavaşlaması değil, molekülün kanser hücresini sağlıklı hücreden ayırabilme yeteneğini belirleyeceğini ileri sürdü.
Yaklaşık 25 yıldır devam eden çalışmalarında önce bıldırcın daha sonra da yumurtası üzerinde çalışmalar yaptıklarını kaydeden HBX Ar-Ge Academy kurucusu Hakan Başlık, "Bıldırcın yumurtası yüksek kaliteli protein, esansiyel aminoasit, demir, riboflavin, B12 vitamini ve biyolojik açıdan aktif bileşenler içerir. Bu kez bıldırcın yumurtasını besin değeriyle değil, taşıdığı potansiyel ‘moleküler güç’ ile bilimsel araştırmaların gündemine taşıyacağız. Bıldırcın yumurta akında bulunan ovotransferrin başta olmak üzere özel proteinlerin kanser araştırmalarında değerlendirilmesine yönelik inovatif bir biyoteknoloji modeli üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Üzerinde çalıştıkları projede, bıldırcına ait proteinlerin tamamının kullanılmasından ziyade, bu proteinlerin içerisinde saklı olan kısa ve biyolojik açıdan aktif peptit dizilerinin belirlemeyi hedeflediklerini kaydeden Başlık, "Kanser hücrelerini seçici biçimde baskılama potansiyeli taşıyan molekül adaylarının sentetik genleri hazırlanarak laboratuvar bakterilerine veya maya hücrelerine aktarılabileceğini düşünüyoruz. Böylece mikroorganizmalar, bıldırcın kökenli hedef molekülü üreten kontrollü birer biyolojik üretim merkezine dönüştürülebilecek" diye konuştu.
Yumurtanın yüksek besin değeri doğrudan bir kanser tedavisi anlamına gelmese de proteinlerin yapısındaki aminoasit dizileri; antioksidan, bağışıklık düzenleyici, antimikrobiyal veya hücre çoğalmasını etkileyebilecek peptitlerin başlangıç materyalini oluşturabildiğini söyleyen Hakan Başlık, "Uzmanların ‘kriptik peptit’ olarak tanımladığı bu kısa diziler, ana proteinin içerisinde başlangıçta pasif halde bulunabiliyor. Protein belirli yöntemlerle parçalandığında veya ilgili peptit biyoteknolojik olarak üretildiğinde yeni bir biyolojik aktivite ortaya çıkabiliyor. Çalışmanın ilk aşamasında bıldırcın ovotransferrininin genetik ve protein dizilerinin tavuk ile diğer kanatlı türlerindeki benzerleriyle karşılaştırılması planlanıyor. Bıldırcına özgü olduğu düşünülen bölgeler belirlendikten sonra, bilgisayar destekli moleküler analizlerle en güçlü peptit adayları seçilebilecek. Üretilecek moleküllerin kolon, meme ve pankreas kanseri hücrelerindeki etkileri ile sağlıklı insan hücrelerindeki güvenlilik profilleri karşılaştırılacak. Hücre çoğalması, apoptoz, oksidatif stres, demir metabolizması ve hücre zarı etkileşimi gibi mekanizmalar araştırılacak" diyerek projenin bilimsel değerinin yalnızca kanser hücrelerinin büyümesinin yavaşlaması değil, molekülün kanser hücresini sağlıklı hücreden ayırabilme yeteneğini belirleyeceğini ileri sürdü.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR