Profesörün "Okuma, yazma öğrenemez" dediği otizmli Ertuğrul, tüm engelleri aşarak annesinin 1 yaşında başlattığı eğitimle konservatuardan mezun oldu
Hatay’da 9 aylıkken otizm tanısı konulan ve tedavi için götürülen profesörün "Hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez, konuşsa bil...
13 Eyl 2026 - 09:01
YAYINLANMA
Hatay’da 9 aylıkken otizm tanısı konulan ve tedavi için götürülen profesörün "Hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez, konuşsa bile beş kelimeyi geçemez" dediği 22 yaşındaki Ertuğrul Gök, ailesiyle birlikte verdiği mücadelesiyle tüm engelleri aşarak üniversite mezunu oldu. Kendisi gibi çocuklara ilham olan otizmli Gök; yaşattığı gururla annesini mutlu ederken, piyano, gitar, kanun, davul gibi birçok müzik aletini rahatlıkla çalıyor.
Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi’nde yaşayan Sahra Gök ve rahmetli Hamza Gök çiftinin 22 yaşındaki evlatları Ertuğrul’a 9 aylıkken otizm teşhisi konuldu. Ailesinin otizm tedavisi için götürdüğü profesör, otizmli Ertuğrul’un hiçbir zaman okuma yazma öğrenemeyeceğini ve konuşsa bile 5 kelimeyi geçemeyeceğini söyledi. Doktorların söylemlerine rağmen evlatlarını yaşama hazırlamaktan vazgeçmeyen aile, Ertuğrul’un eğitim hayatına 1 yaşındayken başladı. Ertuğrul, ilkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimler aldı. Lise eğitimin ardından girdiği yetenek sınavında başarılı olan otizmli Ertuğrul, Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Devlet konservatuarını kazanarak eğitimine devam etti. Üniversite yılları boyunca tek başına üniversiteye giden otizmli Ertuğrul; 4 yıllık eğitiminin ardından kortej yürüyüşü yaparak, kep attı ve konservatuardan mezun oldu. Profesörlerin hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli Ertuğrul; piyano, kanun, gitar, bağlama, yan flüt, darbuka ve davul gibi aletleri rahatlıkla çalabiliyor. Evladının yaşam hikayesine öncülük eden Sahra Gök, Ertuğrul’un üniversiteden mezun olmasıyla kendisine büyük mutluluk yaşattığını söyledi.
"Kanun, gitar, bağlama, yan flüt, piyano ve davul çalıyorum"
Otizmli olmasına on parmağında on marifeti olan otizmli Ertuğrul Özkök, "Antakya Devlet Konservatuar da okudum ve 22 yaşındayım. Kanun, gitar, bağlama, yan flüt, piyano ve davul çalıyorum. Müzik aletlerini çalarken mutlu oluyorum" dedi.
"Profesörlerin hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli evladının birçok müzik aletini rahatlıkla çalabiliyor"
Tedavi için gittiği profesörün hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli Ertuğrul’un eğitimine önem verdiğini ifade eden anne Sahra Gök, "Ertuğrul’a 9 aylıkken otizm tanısı konuldu. 3 yıl eğitim aldıktan sonra tekrar Ertuğrul’un durumunu kontrol amaçlı bir profesöre götürdük. Profesör Ertuğrul hakkında; hiçbir zaman okuma yazma öğrenemeyecek, öz bakım becerilerini kazanamayacak, anne baba demesini konuşmasını hayal etmeyin ve konuşsa bile beş kelimeyi geçemez diye sözler söyledi. Bizler anne, baba olarak 3 yaşında Ertuğrul’un eğitimine odaklandık. Ertuğrul 1 yaşında başlamış olduğu eğitim hayatında hiç aralık vermeden otizmle ilgili okuduğumuz her şeyi uygulamaya başladık. Ertuğrul’u diğer çocuklarımızdan ayrı tutmadan eğitim, ilgi ve sevgiyle bunun başka bir ilacı olmadığını ve bunun tek ilacını bu üç halkadan oluştuğunu söylediler. Ailemizden babamızın kaybı gibi kaybettiklerimiz de oldu. Ertuğrul; hiç aralık vermeden ilkokul, ortaokul eğitimi aldı. Kaynaştırma öğrencisi olarak lise eğitimini güzel sanatlar lisesinde tamamladı. Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavına girdi ve yetenek sınavında elde ettiği başarıyla Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Devlet Konservatuarı’nda eğitim alma hakkı kazandı" dedi.
"Çocuğumun kep atma anında yaşadığınız mutluluk, Ertuğrul’un kortej yürüyüşündeki kendine olan özgüvenli yürüyüşü esnasında kalbim yerinden fırlayacak zannetmiştim"
Otizmli evladının üniversite eğitimini tamamlayarak mezun olduğu anları heyecan ve mutluluk içerisinde anlatan Sahra Gök, "Ertuğrul, 4 yıl Antakya Devlet Konservatuarında Türk müziği bölümünde eğitimini sürdürdü ve son yılımızda pedagojik formasyon alarak eğitimini tamamladı. Mezun olması çok uzun süreçli bir hayaldi. Günlerce yıllarca kurmuş olduğum bir hayaldi ama gerçek olacağını asla düşünemezdim. Çocuğumun kep atma anında yaşadığınız o mutluluk, Ertuğrul’un o kortej yürüyüşündeki o kendine olan özgüvenli yürüyüşü esnasında kalbim yerinden fırlayacak zannetmiştim. O mutluluk ve gururu isterim ki herkes yaşasın ve tatsın. Özel çocuğu olan tüm aileler bu mutluluğa şahit olsunlar ve bu mutluluk onlarında önünü açsın inşallah. Ertuğrul; şahane piyano çalabiliyor, kanun, gitar, bağlama, yan flüt, darbuka ve davul çalabiliyor. Ona verilen tüm enstrümanlara çok yakın ilgi gösterip hemen kavrayıp öğrenebilecek bir yetenekli bir çocuk. Duyduğu bir eserin notalarını enstrüman fark etmeden çalabiliyor. Benim ailelerden ricam asla çocuklarından vazgeçmesinler, otizm başarıya engel değildir" ifadelerini kullandı.
Antakya ilçesi Saraykent Mahallesi’nde yaşayan Sahra Gök ve rahmetli Hamza Gök çiftinin 22 yaşındaki evlatları Ertuğrul’a 9 aylıkken otizm teşhisi konuldu. Ailesinin otizm tedavisi için götürdüğü profesör, otizmli Ertuğrul’un hiçbir zaman okuma yazma öğrenemeyeceğini ve konuşsa bile 5 kelimeyi geçemeyeceğini söyledi. Doktorların söylemlerine rağmen evlatlarını yaşama hazırlamaktan vazgeçmeyen aile, Ertuğrul’un eğitim hayatına 1 yaşındayken başladı. Ertuğrul, ilkokul ve ortaokulu bitirdikten sonra Güzel Sanatlar Lisesinde eğitimler aldı. Lise eğitimin ardından girdiği yetenek sınavında başarılı olan otizmli Ertuğrul, Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Devlet konservatuarını kazanarak eğitimine devam etti. Üniversite yılları boyunca tek başına üniversiteye giden otizmli Ertuğrul; 4 yıllık eğitiminin ardından kortej yürüyüşü yaparak, kep attı ve konservatuardan mezun oldu. Profesörlerin hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli Ertuğrul; piyano, kanun, gitar, bağlama, yan flüt, darbuka ve davul gibi aletleri rahatlıkla çalabiliyor. Evladının yaşam hikayesine öncülük eden Sahra Gök, Ertuğrul’un üniversiteden mezun olmasıyla kendisine büyük mutluluk yaşattığını söyledi.
"Kanun, gitar, bağlama, yan flüt, piyano ve davul çalıyorum"
Otizmli olmasına on parmağında on marifeti olan otizmli Ertuğrul Özkök, "Antakya Devlet Konservatuar da okudum ve 22 yaşındayım. Kanun, gitar, bağlama, yan flüt, piyano ve davul çalıyorum. Müzik aletlerini çalarken mutlu oluyorum" dedi.
"Profesörlerin hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli evladının birçok müzik aletini rahatlıkla çalabiliyor"
Tedavi için gittiği profesörün hiçbir zaman okuma yazma öğrenemez dediği otizmli Ertuğrul’un eğitimine önem verdiğini ifade eden anne Sahra Gök, "Ertuğrul’a 9 aylıkken otizm tanısı konuldu. 3 yıl eğitim aldıktan sonra tekrar Ertuğrul’un durumunu kontrol amaçlı bir profesöre götürdük. Profesör Ertuğrul hakkında; hiçbir zaman okuma yazma öğrenemeyecek, öz bakım becerilerini kazanamayacak, anne baba demesini konuşmasını hayal etmeyin ve konuşsa bile beş kelimeyi geçemez diye sözler söyledi. Bizler anne, baba olarak 3 yaşında Ertuğrul’un eğitimine odaklandık. Ertuğrul 1 yaşında başlamış olduğu eğitim hayatında hiç aralık vermeden otizmle ilgili okuduğumuz her şeyi uygulamaya başladık. Ertuğrul’u diğer çocuklarımızdan ayrı tutmadan eğitim, ilgi ve sevgiyle bunun başka bir ilacı olmadığını ve bunun tek ilacını bu üç halkadan oluştuğunu söylediler. Ailemizden babamızın kaybı gibi kaybettiklerimiz de oldu. Ertuğrul; hiç aralık vermeden ilkokul, ortaokul eğitimi aldı. Kaynaştırma öğrencisi olarak lise eğitimini güzel sanatlar lisesinde tamamladı. Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavına girdi ve yetenek sınavında elde ettiği başarıyla Mustafa Kemal Üniversitesi Antakya Devlet Konservatuarı’nda eğitim alma hakkı kazandı" dedi.
"Çocuğumun kep atma anında yaşadığınız mutluluk, Ertuğrul’un kortej yürüyüşündeki kendine olan özgüvenli yürüyüşü esnasında kalbim yerinden fırlayacak zannetmiştim"
Otizmli evladının üniversite eğitimini tamamlayarak mezun olduğu anları heyecan ve mutluluk içerisinde anlatan Sahra Gök, "Ertuğrul, 4 yıl Antakya Devlet Konservatuarında Türk müziği bölümünde eğitimini sürdürdü ve son yılımızda pedagojik formasyon alarak eğitimini tamamladı. Mezun olması çok uzun süreçli bir hayaldi. Günlerce yıllarca kurmuş olduğum bir hayaldi ama gerçek olacağını asla düşünemezdim. Çocuğumun kep atma anında yaşadığınız o mutluluk, Ertuğrul’un o kortej yürüyüşündeki o kendine olan özgüvenli yürüyüşü esnasında kalbim yerinden fırlayacak zannetmiştim. O mutluluk ve gururu isterim ki herkes yaşasın ve tatsın. Özel çocuğu olan tüm aileler bu mutluluğa şahit olsunlar ve bu mutluluk onlarında önünü açsın inşallah. Ertuğrul; şahane piyano çalabiliyor, kanun, gitar, bağlama, yan flüt, darbuka ve davul çalabiliyor. Ona verilen tüm enstrümanlara çok yakın ilgi gösterip hemen kavrayıp öğrenebilecek bir yetenekli bir çocuk. Duyduğu bir eserin notalarını enstrüman fark etmeden çalabiliyor. Benim ailelerden ricam asla çocuklarından vazgeçmesinler, otizm başarıya engel değildir" ifadelerini kullandı.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR