Türkiye-Suriye-Ürdün arasında ulaştırma iş birliği mutabakatı imzalandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amman’da Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir ve Ürdün Ulaştırma Bakanı Nedal...

07 Nis 2026 - 16:01 YAYINLANMA
Türkiye-Suriye-Ürdün arasında ulaştırma iş birliği mutabakatı imzalandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amman’da Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir ve Ürdün Ulaştırma Bakanı Nedal Al-Qatamine ile üçlü ulaştırma iş birliği mutabakatına imza attı. Anlaşma ile karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ve multimodal taşımacılık dahil tüm ulaştırma türlerinde altyapı geliştirme, teknik standartların uyumlaştırılması, dijitalleşme, kapasite geliştirme, özel sektör katılımı ve ulaştırma koridorlarının koordinasyonu gibi alanlarda iş birliği öngörülüyor.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu temaslarda bulunmak üzere Ürdün’e geldi. Uraloğlu, başkent Amman’da düzenlenen Türkiye-Suriye-Ürdün Bakanlar Toplantısı’na katıldı. Ulaştırma Bakanı, Ürdünlü ve Suriyeli mevkidaşlarıyla üçlü ulaştırma iş birliği mutabakatı imzaladı.
Mutabakat Zaptı kapsamında üç ülke arasında bölgesel bağlantısallığın güçlendirilmesi, ulaştırma sistemlerinin entegrasyonu ve sınır ötesi taşımacılığın kolaylaştırılması amacıyla kapsamlı bir iş birliği çerçevesi oluşturuldu. İmzalanan zapt ile karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu ve multimodal taşımacılık dahil tüm ulaştırma türlerinde altyapı geliştirme, teknik standartların uyumlaştırılması, dijitalleşme, kapasite geliştirme, özel sektör katılımı ve ulaştırma koridorlarının koordinasyonu gibi alanlarda iş birliği öngörülüyor.

"Bölgemizde, kuzey ve güney yönünde uzanan karayolu ve demiryolu hatları büyük önem arz etmektedir"
Bakan Uraloğlu, Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedir ve Ürdün Ulaştırma Bakanı Nedal Al-Qatamine ile gerçekleştirdiği Türkiye-Suriye-Ürdün Bakanlar Toplantısı’nda konuma yaptı. Uraloğlu konuşmasında, bölge ulaştırmasının önemli aktörleri olarak bir araya geldiklerini dile getirerek, ev sahibi Ürdün’e ve mevkidaşı Bakan Nedal Al-Qatamine’ye teşekkür etti. Türkiye, Suriye ve Ürdün’ün, sadece coğrafi olarak değil, ticaret yollarının tarihi serüveni bakımından da birbirine kopmaz bağlarla bağlı olduğunu dile getiren Uraloğlu, "Bizim bir araya gelmemiz, sadece teknik bir ulaştırma toplantısı değil; aynı zamanda bölge halklarının refahı ve bölgesel kalkınma için güçlü bir irade beyanıdır. Bölgemizin içinden geçtiği hassas süreç, bizlere tek bir gerçeği hatırlatmaktadır. Siyasi ve ekonomik istikrar ile düzgün işleyen lojistik birbiri için vazgeçilmezdir. Bölgemizde, kuzey ve güney yönünde uzanan, düzenli ve verimli bir şekilde çalışan karayolu ve demiryolu hatları büyük önem arz etmektedir. Türkiye-Suriye-Ürdün ekseninde kuzey-güney hattının tam kapasiteyle işler hale gelmesi, her üç ülkenin de ihracat potansiyelini ve transit gelirlerini katlayacak bir güç çarpanıdır" dedi.

"Bölgemizi bir refah havzası haline getirme niyetinde olduğumuzu söylemek istiyorum"
Bakan Uraloğlu, üzerinde anlaştıkları her bir maddenin tır şoförlerinin yolunu açacağını, demiryolunun sunacağı fırsatları artıracağını, limanları canlandıracağını ve pazarları büyüteceğini kaydetti. Ulaştırma Bakanı, "Bu çerçevede, bugün kurduğumuz üçlü mekanizmanın; bölgemizin ulaştırma ve lojistik geleceğini birlikte inşa edeceğine, düzenli işleyen ve çözüm odaklı bir platforma dönüşeceğine inancımız tamdır. Bu tarihi sorumluluğu birlikte omuzlama ve bölgemizi bir refah havzası haline getirme niyetinde olduğumuzu söylemek istiyorum" diye konuştu.
Burada tesis ettikleri iş birliğini daha ileriye taşımak adına, teknik heyetin haftaya da Suudi Arabistan ziyareti olacağını ifade eden Abdulkadir Uraloğlu, "Bugünkü girişimimiz ile yarımadanın her bölgesine kadar erişimi sağlayacak bir planlama içerisinde olmayı ve bu yarımadanın Orta Asya ve Avrupa başta olmak üzere diğer coğrafyalara bağlanmasında köprü olmayı arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Sınır kapılarında fiziki ve idari süreçlerin senkronizasyonuna vurgu
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, kuzey-güney aksında ortaya koydukları bu güzergahın işlerlik kazanmasıyla Basra Körfezi ve Kızıldeniz’de eş zamanlı yaşanabilecek zor şartlarda bölge için okyanusa erişmekte hayati önem taşıyacağını dile getirdi. Abdulkadir Uraloğlu, "Karayolu taşımacılığında verimliliği artırmak adına, öncelikle sınır kapılarımızdaki fiziki ve idari süreçlerin senkronizasyonu üzerinde durmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye olarak biz, bu konuda ilgili tüm kurumlarımızla istişareler gerçekleştirdik. Operasyonel faaliyetlerin herhangi bir engelle karşılaşmaması adına elimizden geleni yapmaya gayret gösteriyoruz. Memnuniyetle ifade etmek isterim ki son aylarda 331 Suriyeli şoför kardeşimize sürücü vizesi verilmiştir ve bu sayı gün geçtikçe artmaktadır" şeklinde konuştu.

"Taşımacılarımıza gerekli kolaylıkların sağlanması, güzergahın ticaret yolu haline gelmesini sağlayacaktır"
Uraloğlu, taşımacılardan alınan geçiş ücretlerin, vergilerin ve ek maliyetlerin asgari düzeye indirilmesi veya karşılıklı olarak kaldırılmasının, taşımacılığın önündeki engelleri kaldıracağını ve ticaret hacmine doğrudan çarpan etkisi yapacağını değerlendirdi. Uraloğlu, "Bunun mümkün olmaması halinde ise, üç ülke arasında mutabık kalınacak ortak ve öngörülebilir bir tarife yapısının oluşturulması, güzergahın rekabetçiliğini artıracak ve taşımaların sürdürülebilirliğine katkı sağlayacaktır. Bu hususun, üçlü mekanizmamız kapsamında öncelikli başlıklar arasında ele alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz. Mevcut bölgesel dinamikler karayoluna olan talebi bu denli artırmışken; taşımacılarımıza gerekli kolaylıkların sağlanması ve bu hattın altyapısının modernizasyonu, güzergahın en hızlı ve ekonomik bir ticaret yolu haline gelmesini sağlayacaktır" dedi.

"Hicaz demiryolu mirasını yeniden ayağa kaldırmanın anlamlı olacağına inanıyorum"
Demiryollarının üç ülkenin bulunduğu coğrafyanın sadece ekonomik değil, tarihi ve kültürel bağlarını da temsil eden bir ulaşım türü olduğunu dile getiren Bakan Uraloğlu, "Ancak bugün bu hatların işler durumda olmaması, bölgemizin ulaştırma potansiyelinin önündeki büyük bir eksikliktir. Bu noktada, tarihi Hicaz Demiryolu mirasını günün şartlarına uygun şekilde yeniden ayağa kaldırmanın anlamlı olacağına inanıyorum. Bununla birlikte, ülkelerimizi birbirine bağlayacak, modern ve standart hat kriterlerine uygun yeni bir demiryolu inşasını stratejik bir hedef olarak belirlememiz gerekmektedir. Yüksek kapasiteli ve kesintisiz bir raylı sistem altyapısı, karayolu üzerindeki yükü hafifletecek ve ticaret hacmimizi bir üst boyuta taşıyacaktır" diye konuştu.
Demiryolu ağlarının fiziksel inşası kadar, işletmecilik standartlarının da uyumlu hale getirilmesinin kritik önem taşıdığını dile getiren Bakan Uraloğlu, "Türkiye olarak, modern demiryolu inşası ve raylı sistemler konusundaki tecrübemizi, bu hattın yeniden canlandırılması için paylaşmaya ve teknik eş güdüm sağlamaya hazırız" ifadelerini kullandı.

"Denizcilik sektörü karayolu ve demiryolu hatlarımızın dünyaya açılan kapılarıdır"
Denizcilik sektörü hakkında da konuşan Bakan Uraloğlu, "Denizcilik sektörü karayolu ve demiryolu hatlarımızın dünyaya açılan kapılarıdır. Türkiye’nin ve Suriye’nin Akdeniz’deki liman kapasitesi ile Ürdün’ün Akabe Körfezi üzerinden Kızıldeniz’e açılan stratejik kapısını bir bütün olarak değerlendirmeliyiz" şeklinde konuştu.
Güncel küresel konjonktürde, limanların birbirini tamamlayan lojistik merkezler olarak çalışmasının hayati önemde olduğunu söyleyen Bakan Abdülkadir Uraloğlu, "Akabe Limanı’nın, kuzeyden gelen karayolu ve demiryolu yüklerini Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir ‘deniz-kara köprüsü’ görevi göreceğine inanıyorum. Deniz yolu ve kara yolu modlarımızın güçlü bir eş güdümle birleşmesi de bölge genelindeki ulaştırma maliyetlerini düşürecek ve koridorumuzun cazibesini artıracaktır" dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, üçlü platformun kardeşlik, iyi komşuluk ve kazan-kazan ilkeleri çerçevesinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.
Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: