12 Eylül’de idam edilen ülkücüler Ulucanlar Cezaevi’nde anıldı

12 Eylül 1980 darbesinde cezaevinde yatan Taş Medreseli Ülkücüler, darbe döneminde idam edilen ülkücüleri Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde andı.

12 Eyl 2026 - 16:01 YAYINLANMA
12 Eylül’de idam edilen ülkücüler Ulucanlar Cezaevi’nde anıldı
12 Eylül 1980 darbesinde cezaevinde yatan Taş Medreseli Ülkücüler, darbe döneminde idam edilen ülkücüleri Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde andı.
12 Eylül 1980 darbesinin 46’ncı yıl dönümünde, onlarca kişinin idam edildiği Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde hayatını kaybeden ülkücüler için anma programı düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım ile çok sayıda Taş Medreseli Ülkücü katıldı.
"Bize haddinden fazla zarar vermişlerdir"
12 Eylül döneminde ülkücülere çeşitli işkenceler yapıldığını belirten MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, "12 Eylül’de ülkücülere akla gelmeyecek her türlü işkenceyi yaptılar. Bir daha milliyetçiliktir, ülkücülüktür, manevi değerlerdir bunlar akıllarına gelmesin, böyle bir teşebbüste bulunmasınlar diye yaptılar. Bize, haddinden fazla zarar vermişlerdir. Biz tekrar küllerimizden doğduk. Şimdi Ülkücü hareketin varlık yıllarındasınız" dedi.
"Ülkücülerin 12 Eylül ile birlikte yokluk yılları katlanmıştır"
Yıldırım, darbe sonrasında ülkenin dört bir yanından tüm ülkücülerin toplanıp cezaevine gönderildiğini ifade ederek, "Ülkücülerin, 12 Eylül ile birlikte yokluk yılları katlanmıştır. Türkiye’de bulunan bütün ülkücü davaların hepsi Ankara’ya toplanmıştır. Adana’dan İstanbul’a, Balıkesir’den Ordu’ya kadar bütün ülkücüler Mamak’ta toplanmıştır. Ülkücülerin liderleri, kanaat önderleri ve başkanlarının hepsini topladılar. Dışarıda da kimsemiz kalmadı. Hapishaneye bakacak adam kalmadı. O günkü şartlarda ülkücülerin üç tane ayağı vardı. Birincisi hapishane, ikincisi hastane, üçüncüsü mezarlık. Biz bu üç ayakta gittik, geldik" diye konuştu.
"Ülkücüler bu ülkenin geleceğini tayin ediyor"
12 Eylül’de sadece ülkücü mahkumların değil, dışarıda kalan ailelerin de büyük sorun yaşadığını vurgulayan Yıldırım, konuşmasına şu şekilde devam etti:
"12 Eylül’le birlikte yokluk kendini daha fazla hissettirmeye başladı. Bizi bırakın, ailelerimiz çok dert gördü, çok sıkıntı yaşadı. Bize sokakta kimse selam vermiyordu. Bizi görenler kaçıyordu. Bırakın bizi; kardeşimizi, anamızı, babamızı görenler yolunu değiştiriyordu. Bunlardan uzak durun diyorlardı, vebalı gibiydik. Vebalı insandan nasıl kaçılıyorsa, ülkücülerden de herkes öyle kaçıyordu. Şimdi varlık günlerindeyiz. Ülkücüler artık varlık günlerine geldi. Şu anda kimse bizden kaçmıyor, herkes bizim yanımıza geliyor. Ülkücüler bu ülkenin geleceğini tayin ediyor ve milletin de hacet kapısı olmuştur."
Kaynak :
İHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: