Tarlalardan sofralara acı yolculuk başladı
Şanlıurfa’nın mutfak kültürünün dünyaca ünlü tescilli simgesi olan taze isotta, hasat dönemiyle birlikte hareketlilik en üst seviyeye ulaştı.
12 Eyl 2026 - 16:01
YAYINLANMA
Şanlıurfa’nın mutfak kültürünün dünyaca ünlü tescilli simgesi olan taze isotta, hasat dönemiyle birlikte hareketlilik en üst seviyeye ulaştı. Kent genelinde kış hazırlıklarının başlamasıyla tarlalardan toplanan tamamen yerli isotlar, pazar tezgahlarındaki yerini almaya başladı.
Şanlıurfa’da geleneksel yöntemlerle evlerin damlarında zahmetli bir sürecin ardından pul bibere dönüştürülecek olan coğrafi işaretli ürün, bu yıl hem kalitesi hem de uygun fiyatıyla üreticinin ve tüketicinin yüzünü güldürüyor. Kentin mutfak kültürünün dünyaca ünlü tescilli simgesi olan taze isotta, hasat dönemiyle birlikte hareketlilik de en üst seviyeye ulaştı
Suruç Ovası’ndan pazara
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında suyla buluşan Suruç Ovası’nda yetişen yerli isotlar, sabahın erken saatlerinde tarlalardan tek tek elle toplanıyor. Araçlara yüklenen tonlarca taze kırmızı biber, kent merkezindeki ve ilçelerdeki sebze pazarlarına taşınıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ve kışlık ihtiyaçları için çuvallarla satın aldığı yerli isotun kilogram fiyatı ise 20 ile 30 lira arasında değişiyor.
Kadınların elinde acı yolculuk
Pazardan çuvallarla evlere taşınan isotlar, Şanlıurfalı kadınların elinde hummalı ve zahmetli bir dönüşüm sürecine giriyor. Büyük bir emekle sürdürülen geleneksel isot yapım aşamalarındaki en büyük emeği ise kadınlar veriyor. Ekilip toplanması ve temizlenerek kurutulmasına kadar her aşamada kadın elinin değdiği isot, mutfakta da kadınların dokunuşuyla yemeklere tat veriyor.
Çiğköftenin vazgeçilmezi
Satın alınan tonlarca biber, kadınlar tarafından yıkanıp tek tek temizlenerek sap ve tohumlarından arındırılıyor. Tohumlarından ayrılan biberler, Şanlıurfa’nın kavurucu güneşi altında kuruması için düz alanlara ve evlerin damlarına seriliyor. Güneşte tamamen kuruyan ve rengi koyulaşan biberler, son aşamada zeytinyağı ile harmanlanarak özel makinelerden geçiriliyor. Makinelerde çekilerek eşsiz aromasıyla pul biber haline getirilen ürünler, kış aylarında yemeklere ve çiğ köfteye lezzet katmak üzere kavanozlardaki yerini alıyor.
"İsot Şanlıurfa ve ülke ekonomisi için önemli bir yere sahip"
Ekimden hasada kadar 5 ay boyunca bakım ve sulama yaptıklarını söyleyen İbrahim Halil Eşsiz, bu sürede yoğun mesai harcadıklarını belirtti. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin ise geçen yıla göre ekim alanının yüzde 30 düştüğünü belirterek, "Şanlıurfa’da 18 bin 900 dekarlık alanda ekim yapılıyor. Yaş olarak 200 bin ton rekolte elde ediliyor. İsot Şanlıurfa ve ülke ekonomisi için önemli bir yere sahiptir" diye konuştu.
Şanlıurfa’da geleneksel yöntemlerle evlerin damlarında zahmetli bir sürecin ardından pul bibere dönüştürülecek olan coğrafi işaretli ürün, bu yıl hem kalitesi hem de uygun fiyatıyla üreticinin ve tüketicinin yüzünü güldürüyor. Kentin mutfak kültürünün dünyaca ünlü tescilli simgesi olan taze isotta, hasat dönemiyle birlikte hareketlilik de en üst seviyeye ulaştı
Suruç Ovası’ndan pazara
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında suyla buluşan Suruç Ovası’nda yetişen yerli isotlar, sabahın erken saatlerinde tarlalardan tek tek elle toplanıyor. Araçlara yüklenen tonlarca taze kırmızı biber, kent merkezindeki ve ilçelerdeki sebze pazarlarına taşınıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ve kışlık ihtiyaçları için çuvallarla satın aldığı yerli isotun kilogram fiyatı ise 20 ile 30 lira arasında değişiyor.
Kadınların elinde acı yolculuk
Pazardan çuvallarla evlere taşınan isotlar, Şanlıurfalı kadınların elinde hummalı ve zahmetli bir dönüşüm sürecine giriyor. Büyük bir emekle sürdürülen geleneksel isot yapım aşamalarındaki en büyük emeği ise kadınlar veriyor. Ekilip toplanması ve temizlenerek kurutulmasına kadar her aşamada kadın elinin değdiği isot, mutfakta da kadınların dokunuşuyla yemeklere tat veriyor.
Çiğköftenin vazgeçilmezi
Satın alınan tonlarca biber, kadınlar tarafından yıkanıp tek tek temizlenerek sap ve tohumlarından arındırılıyor. Tohumlarından ayrılan biberler, Şanlıurfa’nın kavurucu güneşi altında kuruması için düz alanlara ve evlerin damlarına seriliyor. Güneşte tamamen kuruyan ve rengi koyulaşan biberler, son aşamada zeytinyağı ile harmanlanarak özel makinelerden geçiriliyor. Makinelerde çekilerek eşsiz aromasıyla pul biber haline getirilen ürünler, kış aylarında yemeklere ve çiğ köfteye lezzet katmak üzere kavanozlardaki yerini alıyor.
"İsot Şanlıurfa ve ülke ekonomisi için önemli bir yere sahip"
Ekimden hasada kadar 5 ay boyunca bakım ve sulama yaptıklarını söyleyen İbrahim Halil Eşsiz, bu sürede yoğun mesai harcadıklarını belirtti. Ziraat Mühendisi Mehmet Bilgin ise geçen yıla göre ekim alanının yüzde 30 düştüğünü belirterek, "Şanlıurfa’da 18 bin 900 dekarlık alanda ekim yapılıyor. Yaş olarak 200 bin ton rekolte elde ediliyor. İsot Şanlıurfa ve ülke ekonomisi için önemli bir yere sahiptir" diye konuştu.
Kaynak :
İHA
YORUMLAR
İLGİNİZİ
ÇEKEBİLİR